ANASAYFA
KURULUŞ AMACI
HABERLER & DUYURU
ÜYELER YÖNETİM KRL
KÖY resimleri
ETKİNLİK resimleri
Narköyü hakkında
ESNAFLARIMIZ
LİNKLERİ
ESKİ FOTOĞRAFLAR
ŞENLİK RESİMLERİ--2010 (yeni)
NARLIGÖL TARİHÇESİ
GÜZEL SÖZ VE FIKRA KÖŞESİ
ZİYARETÇİ DEFTERİ

GÜZEL SÖZ VE FIKRA KÖŞESİ


GÜZEL SÖZ VE FIKRA KÖŞESİ SİZ GÖNDERİN,BİZ YAYINLAYALIM
e-mail:yusuf-nar-51@hotmail.com

g_nder_n_yayinlayalim.gif

anne.jpg

ANNE DEMİŞ

Süper markette alışveriş yapmakta olan genç adam,kendisini takip etmekte olan bi...r hanımı farkeder.Kadını görmezlikten gelsede,kadın dik dik bakmaya devam eder.Nihayet kasa önünde kuyruğa gelirler.Kadın adamın birkaç sıra önüne düşmüştür.Kadın derki:

-Özür dilerim.Böyle dikkatli bakmam sizi rahatsız etmiş olmalı. Üzgünüm ama geçenlerde ölen oğluma o kadar benziyorsunuz ki...

Adam şöyle cevap verir:

-Bunu duyduğuma çok üzüldüm.Sizin için yapabileceğim birşey varmı?

-Evet yavrum az sonra eşyalarımı alıp çıkarken, ne olur bana güle güle anne diye seslene bilir misin?

Tabiki der, genç adam.Yaşlı kadın çıkarken genç adam ona el sallar ve güle güle anne diye seslenir.Adam birisini mutlu etmenin mutluluğu içinde gülümser ve ödeme sırası kendine gelince kasanın 150 dolar yazdığını görür, kasiyere sorar:

-Bu nasıl olur, alt tarafı üç parça eşya aldım, der.

Kasiyer gayet sakin cevap verir:

"Anneniz hesabını sizin ödeyeceğinizi söyledi"

GÖNDEREN:Necdt Özcan
NİĞDE

nark_y_1.jpg

Kadının biri dolabından gelen gıcırtıyı kesmesi için eve marangozu çağırır marangoz bakar ama bir sorun bulamaz dolap gıcırdamıyordur ve sorar
-Abla bu dolabın bir şeyi yok ne yapayım?
Kadın:
-Normalde gıcırdamıyor zaten yoldan otobüs geçerken gıcırdıyor sen şimdi dolabın içine gir otobüs geçerken bakarsın. der
-Adamda tamam der başlar be…klemeye.
Bir müdedt sonra kadının kocası eve gelir üzerini değiştirmek için dolabın kapağını açınca birde ne görsün içinde bir adam hemen sorar.
-Ne işin var senin benim dolabımda…
Adam:
-Abi nedesen haklısın şimdi sana otobüs bekliyorum desem inanmazsın

NAR-DER E.AYDOĞAN Aracılığıyla

sultan_murat_han.jpg

PADİŞAHIN İŞİ NE ?

Sultan Murad Han o gün bir hoş"tur. Telaşeli görünür.

Sanki bir şeyler söylemek i...ster sonra vazgeçer.

Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil.

Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:

- Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?

-- Akşam garip bir rüya gördüm.

- Hayırdır inşallah?..

-- Hayır mı şer mi öğreneceğiz.

- Nasıl yani?

-- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.

Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki, padişah hâlâ gördügü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri, kararlı adımlarla Beyazıt'a çıkar, döner Vefa'ya, Zeyrek'ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatle bakınır. İşte tam o sırada yerde yatan bir ceset gözlerine batar, sorarlar;

-- Kimdir bu?

Ahali: - Aman hocam hiç bulaşma, derler.

Ayyaşın meyhusun biri işte!..

-- Nerden biliyorsunuz?

- Müsaade et de bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz... Bir başkası tafsilata girer;

- Biliyor musunuz, der. Aslında iyi sanatkârdır.

Azaplar çarşısı'nda çalışır. Nalının hasını yapar...

Ancak kazandıklarını içkiye, fuhuşa harcar. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem de nerde namlı mimli kadın varsa takar peşine.. Hele yaşlının biri çok öfkelidir.

- isterseniz komşulara sorun, der. Sorun bakalım onu bir cemaatte gören olmuş mu?.. Hasılı, mahalleli döner ardını gider. Bizim tedbili kiyafet mollalar kalırlar mı ortada!..

Tam vezir de toparlanıyordur ki, padişah keser yolunu :

-- Nereye?

- Bilmem, bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım.

-- Millet bu, çeker gider. Kimseye bir sey diyemem...

Ama biz gidemeyiz, şöyle veya böyle tebamızdır.

Defini tamamlamak gerek.

- İyi ya, saraydan birkaç hoca yollar, kurtuluruz vebalden.

-- Olmaz, rüyadaki hikmeti çözemedik daha.

- Peki ne yapmamı emir buyurursunuz?

-- Mollalığa devam... Naaşı kaldırmalıyız en azından.

- Aman efendim, nasıl kaldırırız?

-- Basbayağı kaldırırız işte.

- Yapmayın, etmeyin sultanım, bunun yıkanması,paklanması var. Tekfini, telkini...

-- Merak etme ben beceririm.

Ama önce bir gasilhane bulmalıyız.

- Şurada bir mahalle mescidi var ama...

-- Olmaz, vefat eden sen olsaydın nereden kalkmak isterdin?

- Ne bileyim, Ayasofya'dan, Süleymaniye'den, en azından Fatih Camii'nden...

-- Ayasofya ile Süleymaniye'de devlet erkanı çoktur.

Tanınmak istemem. Ama Fatih Camii'ni iyi dedin.

Hadi yüklenelim... Ve gelirler camiye. Vezir sağa sola koşturur, kefen tabut bulur. Padişah bakır kazanları vurur ocağa... Usulü erkanınca bir güzel yıkarlar ki, naaş; ayan beyan güzelleşir sanki. Bir nurdur, aydınlanır alnında. Yüzü sâkilere benzemez. Hem manâlı bir tebessüm okunur dudaklarında. Padişahın kanı ısınmıştır bu adama, vezirin de keza... Mechul nalıncıyı kefenler, tabutlar, musalla taşına yatırırlar. Ama namaz vaktine bir hayli vardır daha... Bir ara vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır.

- Sultanım, der. Yanlış yapıyoruz galiba...

-- Nasıl yani?..

- Heyecana kapıldık, sorup soruşturmadan buraya getirdik cenazeyi. Kim bilir belki hanımı vardır, belki yetimleri?..

-- Doğru, öyle ya, neyse... Sen başını bekle, ben mahalleyi dolanıp geleyim. Vezir, cüzüne, tesbihine döner, padişah garip maceranın başladığı noktaya koşar. Nitekim sorar soruşturur. Nalıncının evini bulur.

Kapıyı yaşlı bir kadın açar. Hadiseyi metanetle dinler. Sanki bu vefatı bekler gibidir.

- Hakkını helal et evladım, der. Belli ki çok yorulmuşsun.

Sonra eşiğe çöker, ellerini yumruk yapar, şakaklarına dayar...

Ağlar mı? Hayır. Ama gözleri kısılır, hatıralara dalar belki.

Neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından...

- Biliyor musun oğlum? Diye dertli dertli söylenir...

Bizim efendi bir âlemdi, vesselam... Akşamlara kadar nalın yapar... Ama birinin elinde şarap şişesi görmesin; elindekini avucundakini verir satın alırdı. Sonra getirip dökerdi helaya!..

-- Niye?

- Ümmeti Muhammed içmesin diye...

-- Hayret...

- Sonra, malum kadınların ücretlerini öder eve getirirdi.

Ben sizin zamanınızı satın aldım mı? Aldım, derdi.

Öyleyse şimdi dinlemeniz gerek... O çeker gider, ben menkîbeler anlatırdım onlara... Mızraklı ilmihal.

Hucceti islam okurdum...

-- Bak sen! Millet ne sanıyor halbuki...

- Milletin ne sandığı umrunda değildi. Hoş, o hep uzak mescidlere giderdi. Öyle bir imamın arkasında durmalı ki, derdi. Tekbir alırken Kabe'yi görmeli...

-- Öyle imam kaç tane kaldı şimdi?

- işte bu yüzden Nişancı'ya, Sofular'a uzanırdı ya...

Hatta bir gün; Bakasın efendi, dedim. Sen böyle böyle yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek.inan cenazen kalacak ortada...

-- Doğru, öyle ya?..

- Kimseye zahmetim olmasın deyip, mezarını kendi kazdı bahçeye. Ama ben üsteledim. iş mezarla bitiyor mu, dedim. Seni kim yıkasın, kim kaldırsın?

-- Peki o ne dedi?

- Önce uzun uzun güldü, sonra;

- Allah büyüktür hatun, dedi. Hem padişahın işi ne?

EKLEYEN:Yusuf Aydoğan
Karabağlar-İZMİR

FIKRA :))
Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki saatleri toplayıp Saatçi Temel'e gider:

- Ula Teme...l, saatler geri alınacakmış. Biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız için sana getirdik. Bunları geri alacaksun da.

...Temel kendinden emin bir şekilde:

- Öyle yağma yok. Ben de duydum ama, sadece 1 saat geri alınacakmış. 1 tanesini alırım, diğerlerini almam.

Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. "Arkadaşlarınla tartışıp, kavga ettiğin her zaman bu tahtaya bir çivi çak" demiş. Genç, ilk gün tahtaya 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen her gün daha az çivi çakmış. .
Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahtanın önüne götürmüş. Gence "Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahtadan bir çivi çıkar sök" demiş.
Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Babası ona "Aferin iyi davrandın ama bu tahtaya dikkatli bak. Çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak" demiş.
Arkadaşlarla tartışılıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara (delik) bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin, ama bu delik aynen kalacak kapanmayacak. Bir arkadaş ender bulunan bir mücevher gibidir. Seni güldürür, yüreklendirir, ihtiyaç duyduğunda sana yardımcı olur, seni dinler ve sana yüreğini açar" demiş.

GÖNDEREN:Cenan Keskin:
SofularKasbasıDernek Başkanı
İZMİR

hamile.jpg

Küçük bir çocuk, hamile bir kadının karnına dokunarak:
-Ne var sizin karnınızda teyze,
Kadın:
...-Çocuğum var evladım, diye cevap verir.
-Sizin çocuğunuz mu?
...-Evet
-Onu seviyor musunuz?
-Evet
-Çok mu seviyorsunuz?
-Evet evladım.
-Öyleyse neden yediniz.

Kalbi kırdıktan sonra gelen özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir. 'İhtiyaç kalmaz'.

GÖNDEREN:Metin Büyüksaraç
KARABAĞLAR--İZMİR

EŞEK FIKRASI

esek.jpg


Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer.
Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anı...rır.
En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten
kapanması gerektiğini düşünür ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine karar
verir. Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar. Eşek ne
olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, herkesin şaşkınlığına, sesini keser.
Birkaç kürek toprak daha attıktan sonra, çiftçi kuyuya bakar. Gözlerine inanamaz. Eşek, sırtına düşen her kürek toprakla müthiş bir şey yapmakta, toprağı aşağıya silkeleyerek yukarı çıkmasına basamak hazırlamaktadır.
Bir süre sonra, komşular toprak atmaya devam edince, herkesin şaşkınlığı altında eşek, kuyunun kenarından dışarı bir adım atıp, koşarak uzaklaşır! !!

Hayat üzerinize hep toprak atacaktır; her türlü pislik ile.
Kuyudan çıkmanın sırrı, bu pisliği silkeleyip bir adım yükselmektir.

Sıkıntılarımızın her biri bir adımdır. En derin kuyulardan bile yılmayarak, usanmayarak çıkılabiliriz.Silkelenin ve birazdaha yukarı çıkın(Necip Fazıl Kısakürek)

GÖNDEREN:Yılmaz Altın
Gıda Mühendisi
Karacabey-BURSA

'''Güzeli Güzel Yapan Edeptir, Edep İse Güzeli Sevmeye Sebeptir..!"

GÖNDEREN:DERMAN BEY
İZMİR

necip_faz_l_k_sak_rek.jpg

Dünya Güzel Olsaydı, Doğarken Ağlamazdık... Yaşarken Temiz Kalsaydık Ölünce Yıkanmazdık ..!

Yazan::Necip Fazıl Kısakürek

Gönderen:SEVCAN öRDEKLİ
Almanya

hoca.jpg

Timur ile Hoca bir gün hamama giderler. Hosbes ederken Timur, Hoca'ya sorar:
"Hoca, ben köle olsam bana kaç para deger biçerdin?"
Hoca:
"Ben bu isin tellali degilim ama bir 15 akçe ederdin!"
Bu laf üstüne Timur çok sinirlerinir:
"Hoca" der "Senin dedigini kulagin duyuyormu? Sadece bu pestemal 15 akçe eder be!"
Hoca hiç istifini bozmadan:
"Ben zaten pestemale biçtim bu fiyati!" der....

Düştüğünde yanında olan değil, kalkman için el uzatan dosttur...Unutma, 'Kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur'.

GÖNDEREN:Hakan Yıldız
galeri sitesi/NİĞDE

BU NASIL NAMAZ
Nasreddin Hoca abdest alırken, bir ayağına su yetmemiş.Namaz kılarken de bir ayağını yukarı kaldırarak namaz kılmış.Bunu gören cami cemaati :
-Hocam bu nasıl namaz? diye sormuş.
Nasreddin Hoca :
-Bir ayağı abdestsiz namaz, diye cevap vermiş.

GÖNDEREN:Bayram Çankaya
NİĞDE/NarMahallesi

Ahlak cemiyetin temelidir.

Ahlak da sanatta olduğu gibi hiç konuşulmaz, ancak yaşanır.

Ahlak kanunlarını çiğnemeye hiç gelmez, hemen öçlerini alırlar.

Ahlak olmayan yerde kanun bir şey yapamaz.

Ahlakın çoğaldığı yerde devletin masrafı azalır.

Allah'ım, senden sabır, afiyet ve güzel ahlak isterim.

Asıl yetimler anadan babadan değil ilim ve ahlaktan yoksun olanlardır.

Ben ahlaki güzellikleri tamamlamak için gönderildim.

Bir milletin ahlakı dişleri gibidir. Çürüdüğü nisbette acısını hisseder.

Din ve ahlak duygularının zayıflaması, zekanın zayıflaması kadar tehlikelidir.

Güneşin, buz eritmesi gibi, güzel ahlak da günahları eritir.

Güzel ahlak; cömertlik, bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür.

Her binanın bir temeli var. İslam binasının temeli de güzel ahlaktır.

İnsanlara verilen şeylerin en hayırlısı güzel ahlaktır.

Memleketler parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çökerler.

Sirke balı bozduğu gibi, kötü ahlak da ameli bozar.

Siz, mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz, onları güler yüz ve güzel ahlak ile memnun etmeye çalışın.

"Sizin en hayırlınız, ahlakı en güzel olandır." hadis-i Şerif ''

GÖNDERN:Yusuf Sevinç
Krabağlar(A.K.P.) İlçe Başkan Yardımcısı
İZMİR

Bu bölüme, kendi belirlediginiz konuyla ilgili bir yazı girin.

hosgeldiniz_51.gif

k_y_ve_g_l_copy.jpg

z_yaret___defter_.gif

yeni_haber.gif

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın